belstaff sælg brugt, Ny liste UGG Canada Støvler Korte Sparkles Golden 3161 Factory Outlet,UGG outlet danmark,meget god, belstaff andersen frakker smuk ugg støvler danmark

Ny liste UGG Canada Støvler Korte Sparkles Golden 3161 Factory Outlet,UGG outlet danmark,belstaff læderjakke udsalg,Danmark til salg

  • Description
  • Shipping Info
  • Review
belstaff jakke tilbud Belstaff UGG Støvler Kvinder UGG Short Sparkles 3161 , Ny liste UGG Canada Støvler Korte Sparkles Golden 3161 Factory Outlet,UGG outlet danmark,belstaff læderjakke udsalg,Danmark til salg køb belstaff jakke,gunstig kommentar



赤ちゃんugg>

You may also like...

ugg støvler danmark

korting uggs
ugg care kit
comprar uggs
кожаные сапоги uk
栗の栗
  • Anasayfa
  • Güncel
  • Kurdistan
  • Siyaset
  • Dünyadan
  • Kadın
  • Sanat-kültür
  • Yaşam
  • Ekonomi
  • Bilim teknik
  • Medya
  • Spor
  • Tarih
  • Analiz
  • Röportajlar
  • Diaspora
  • Okur köşesi
  • İletişim
  • FACEBOOK

İ-DKP Başkanı Mustafa Hejri İle Röportaj-Hülya Yetişen


İ-DKP Başkanı Mustafa Hejri İle Röportaj-Hülya Yetişen

Irak Kürdistanı’nda Peşmerge ordu güçlerimiz vardır. Hatırlatılması gerekirki şu anda İran İslam Cumhuriyeti’ne yönelik silahlı mücadelemizi askıya aldık.
«    Ekim 2017    »
 
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
 

Qazî Mihemed'in Kürd Ulusuna Vasiyeti


Qazî Mihemed'in Kürd Ulusuna Vasiyeti

Zulüm ve baskı gören halkım!

Yüce Allah aşkına vaatlere artık kanmayın. Çünkü onlar ne Allah'ı tanıyorlar, ne peygambere, ne kıyamet gününe, ne Allah huzurunda hesap vermeye inanıyorlar. Onların nezdinde, Müslüman da olsanız, Kürt olduğunuz için suçlusunuz, onların düşmanısınız

Kurd li Misrê - Nezîr Silo


Kurd li Misrê - Nezîr Silo

Misr yek ji welatên ku herî peywendîdar bû ji demek dirêj ve di nav dewletên erban de bi Kurdan re.
KESKESOR
    Dünyaca ünlü Kürd yönetmen Ghobadi:
    "Dileğim federal bir sistem içinde özgürce yaşamak"

    Bahman Ghobadi: "Kürt Baharı Kaçınılmaz"
December 2012 (149)
November 2012 (236)
October 2012 (171)
September 2012 (169)
August 2012 (211)
July 2012 (121)

HÜSEYİN TURHALLI İLE SÖYLEŞİ  


22-11-2010, 19:51 Kategori: Röportaj, Hülya Yetişen  
Hülya Yetişen


HÜSEYİN TURHALLI İLE SÖYLEŞİ


Söyleşimizin bu bölümünü Kürdistan Ulusal Kurtuluş Mücadelesi’nde aktif olarak yer almış, profesyonel gazetecilik yapan/yapmış ve kitapları yayımlanmış, Kürdistan-post yazarlarından arkadaşlara ayırdık. Onların Türkiye gündemi ile ilgili düşüncelerini, duygularını merak ettik. Söyleşiler dizisinin ilk konuğu Hüseyin Turhallı.


Hüseyin TURHALLI 1961 Yılı’nda Bingöl/Genç/Riz’de doğdu. Riz’deki Medrese eğitimindenden sonra ilk-orta ve lise eğitimini Diyarbakır’da yaptı. Üniversite eğitimine Fizik mühendisliği ile başladı. Hukuk Fakültesinden mezun oldu. Kamu Hukuku alanında bir süre Yüksek Lisans eğitimi gördü.


Diyarbakır Barosu adına Cizre Serhıldanı ve Diyarbakır Katliamı gibi toplu davaların birinci dereceden savunmasını üstlendi. İHD Hukuk Komisyonu görevini yürüttü. 8 Temmuz 1991 yılında Vedat AYDIN’ın katledilmesinden sonra Diyarbakır HEP İl Başkanlığı görevini üstlendi. Gerilla cenazelerini ilk sahiplenen oldu. Kitle hareketine öncülük etti.
İnsan Hakları ve Politik faaliyetlerinden dolayı ailesinden bir çok fert katledildi. Kendisi de defalarca kontra saldırılarına maruz kaldı. İdamla yargılanmak üzere hakkında davalar açıldı. Yaşamı ve özgürlüğü ciddi risklere girince ülkesini terk etmek zorunda kaldı.


Eylül 1992’de yurtdışına çıktı. Ekim 1993 yılında Kamışlo’da Suriye Muhaberatı tarafından yakalandı. 7 ay hapis yattıktan sonra Türkiye’ye teslim edilmek üzere götürüldüğü Babılhava-Cilvegözü sınır karakolu nezarethanesinden kaçtı. Günlerce yol yürüyerek Kürdistan’a ulaştı. “Ölümün ve özgürlüğün kollarına atılma” olarak tanımladığı bu kaçış sürecini “Özgürlük Türküsü” adlı eserinde kitaplaştırdı. Türkiye’nin İnterpol’e gönderdiği listede adının bulunması nedeniyle 2003 yılında Almanya’da yakalanıp, 5 ay hapse atıldı. Yargılandı beraat etti.


Kürdistan Ulusal Kurtuluş Mücadelesi’nin değişik alanlarında çeşitli görevler aldı, çalışmalar yürüttü. Özgürpolitika Gazetesi’nin Paris sorumluluğunu yürüttü.


1999 Yılı’nda düşünce ayrılığına düştüğü PKK ortamından 2000 yılında ayrıldı. Fransa/Nice’e yerleşti.


1980’li yıllarda Cumhuriyet Gazetesi’nin ‘Düşünenlerin Düşüncesi Köşesi’nde çeşitli yazıları yayınlanan TURHALLI 1990-92 yılları arasında da Ülke Gazetesi’nde yazdı.
1995 yılında Özgürlük Türküsü’nü 1996 yılında 160 sayfalık “Legal Siyaset Ve İktidar” broşürünü, 1999 yılında 3 bölümden oluşan ve ilk bölümü Mart 1999 tarihinde Özgürpolitika Gazetesi’nde yayınlanan “Kürdistan’da Serhıldanlar 90-95” yazılarını kitaplaştırdı.


2000 Yılı’nın sonlarında “Küreselleşme sürecinde Kürdistan’da Ekonomi” inceleme ve araştırma dizisi ve değişik konulara ilişkin haber ve makaleleri Özgürpolitika Gazetesi’nde yayınlandı.


Değişik Kürt sitelerinde güncel sorunlar ve politik konulara ilişkin makaleleri yayınlanan TURHALLI’nın Kürdistan-post sitesinde köşe yazıları yayınlanmaktadır.


Hülya Yetişen: Sevgili Hüseyin, 1995’te Metina Dağı’nda yazdığınız “Özgürlük Türküsü” için “sanat, ölümle yaşam arasındaki o ince çizgide yürürken doğar” diyorsunuz. Böylesi bir ortamda yazma duygusu nasıl gelişti?



Hüseyin Turhallı: Daha ortaokulda iken deneme türünden şiirlerim, anı ve hikâyelerim oldu. Dolayısıyla yazma eyleminin yabancısı değildim. 1995 Ağustos’unda birden bire kendimi KDP ile bir çatışma ortamında buldum. PKK’nin ikinci 15 Ağustos hareketi dediği, nedenini ve amacını bilmediğimiz bu çatışmada her gün düzinelerce peşmerge ve gerilla yaşamını yitiriyordu. Savaşın amacını sorgulama ve kayıplar beni derin bir duygusallığa itti.


Hülya Yetişen: Özgürlük Türküsü’nü okuyup bitirdiğimde “Bu bir vasiyetnâme” dedim..


Hüseyin Turhallı: Serüvenciler vasiyetnâme yazmaz. Gördüklerini, hissettiklerini yazarlar. Kalın bir not defterim vardı. Bazen çatışmaların en yoğun anlarında bile bu deftere bir iki cümle yazmadan edemiyordum. Ölüme yakın dururken yazılanlar biraz da vasiyetnâme oluyor herhalde....!


Hülya Yetişen: Vasiyet duygusu usluba yansımış. Ancak anlatılan olaylardan her biri birer serüven....


Hüseyin Turhallı: Her devrimci bir serüvencidir.


Hülya Yetişen: Kitabı neden hemen basıma vermediniz?


Hüseyin Turhallı: Anı-hikâyeyi nasıl yaşadımsa o uslupla yazdım. Böyle bir uslupla yazılan bir kitabı PKK ortamında basmanın kuşulları yoktur. Onun için Şam’a göndermedim. Dört yıl boyunca Kürdistan dağlarında gezdirdiğim bu defterimi güvenceye almak için toprağa gömdük. Defteri gömen arkadaş çatışmada yaşamını yitirince kitabın bulunması da gelecek kuşakların arkeolojik kazısına kaldı!


1999 Temmuz’unda Şam’da hazır bir bilgisayar bulunca aklımda kaldığı kadarıyla yeniden yazdım. Basımı yapılan Özgürlük Türküsü ile Metina Dağı’nda yazılan Özgürlük Türküsü’nde anlatılan olay ve hikâyelerin tümü aynı. Ancak ruhları ve anlatım uslupları çok farklı.


Hülya Yetişen: Peki bu kitabın basımını engelleyen usluptaki farklılık neydi?


Hüseyin Turhallı: Anı-hikâye bir militanın dilinden değil, bir Kürt yurtseverinin dilinden yazılmış. En büyük kusuru, Önderliğe ilişkin övgüler içermemesidir. Suriye zindanlarını ve zulmünü deşifre eden bir anlatım var. Kürdün yükselen özgürlük mücadelesinin tarihsel bir birikim sonucu oluştuğu iddiası var. Ve en önemlisi ölüme giderken çocukluk ve gençlik aşkımı özlemle yad ediyorum. Sanırım PKK ortamında ilk defa aşkından açıkça söz eden ve bunu yazıya döken de benim.


Hülya Yetişen: PKK ortamında aşkı anlatmak yasak değil mi?


Hüseyin Turhallı: Savaşan bir yapıda aşk ve kadın ilişkisi kadar söylemi de hoş karşılanmaz. Bu, bütün dünya ordularında böyledir. Ancak PKK’de aşk ölümle karşılık bulan bir olaydı. Farklılığı ölüm cezasıyla karşılık bulmasıdır. Bu, bir anlamda töre cinayetlerinin örgüt içine taşınmasıydı.


Hülya Yetişen: Özel bir soru sormak istiyorum. PKK ortamında iken hiç âşık oldunuz mu?


Hüseyin Turhallı: Hayır hiç âşık olmadım. Daha doğrusu âşık olmaktan ısrarla kaçındım ve hatta kaçtım. Askeri bir yapı olması nedeniyle aşk temelinde kadın-erkek ilişkisine ben de olumlu bakmıyordum. Ancak bir aşk ilişkisinin ölümle cezalandırılmasına hep karşı çıktım. Bana göre bir disiplin cezası bunun için yeterliydi. Örneğin bir süre görevden alma gibi. Halen de öyle düşünüyorum.


Hülya Yetişen: Yazılarınızda ve konuşmalarınızda farklı bir diyalektik göze çarpıyor. Bu mantık diyalektiği sizde nasıl oluştu? Yaşamınızın yönünü değiştiren olay ve kişilerden bahseder misiniz?


Hüseyin Turhallı: 9 yaşıma kadar babamın yanında medrese eğitimi gördüm. Medrese eğitiminde Kuran okuma yöntemim farklı gelişti. Herkes dersini ezberliyorken ben daha çok harflerin birbiri ile olan ilişkisi üzerinde yoğunlaştım. “Ebced” denilen Arapça okuma formülünü çözmeye çalıştım. Bir süre sonra da Kuran’ı her tarafından okumaya başladım. Öğrenme yöntemimin bu biçimde gelişmesinde ilk öğretmenlerim babam ve Asiye ablamın büyük payı var tabi.


Ortaokul ve lise süreçlerinde matematik ve fizik problemlerine yoğun ilgi duydum. Tek tek problem çözmektense formüllerin nasıl oluştuğunu çözmeye yöneldim.
Yaşam pratiğim de biraz bu doğrultuda gelişti. Ölçme biçme işlerine, basit araçlarla daha çok ağırlık kaldırma, hızlı koşma, uzun ve yüksek atlama gibi tekniklere çok meraklıydım. Bu olayların tümü fizik ve matematiğin konusu. Çocuk yaştaki birinin fizik ve matematik formüllerini bilmesi mümkün olmadığına göre, madde ve hareketle olan bu ilişki aslında bir iç duyumsama. Bu bir anlamda dünyaya ait olduğunu daha yoğun hisetmektir. Dolayısıyla gelişme sürecimde özne-madde ve hareket arasında yoğunluklu bir ilişki kurulmuş olabilir.


Hülya Yetişen: Kendi içinizde mi yaşadınız bütün bunları?


Hüseyin Turhallı: Daha ileriki yaşlarda çağları etkileyen düşünürlerle de tanıştım tabi. Bunların içinde en çok beni etkileyen Hz. Muhammed’ti. Hz. Muhammed’in dini aslında sosyal ilişkiler üzerine kurulmuş dünyevi bir dindir. Yine Hz. Muhammed’in Hatice ile olan ilişkisi incelenmeye değer bir ilişki biçimidir. Hatice ile olan ilişkisi ticaretle başlar. Ortak çalışmasında müthiş bir dürüstlük ve emek yoğunluğu var. Onun bu özelliği Hatice’de kayıtsız şartsız bir güven oluşturur. Hz. Muhammed bu dürüstlüğünü toplumsal alana da yayar. Muhammed-ül Emin olarak kendisinden söz ettirir. Kâbe’nin yeniden imarı ve inşasında gösterdiği çözümleyici ve uzlaşmacı tutum politik olarak üstün bir yeteneğe sahip olduğunu gösterir. Bu niteliklerinden ötürü Hz. Muhammed düşün alanımda oldukça etkili olmuştur.


Lise döneminde Marks ile tanıştım. Marks, kavramların mimarı, dahi bir yetenektir. Kavramları kullanmakla yetinmeyen bu yetenek şiirsel bir dille yeni, kapsayıcı ve etkili kavramlar da oluşturur. Örneğin Marks’ın sosyolojiye kazandırdığı “artı emek” kavramı toplumların tarihini değiştirmiştir. Daha da ötesi Marks kavramları bir gemi ustası gibi birbirine ekleyerek strateji oluşturmayı basite indirgemiştir. Madde-düşünce ve kavram diyalektiği/ ilişkisini de böylece Marks’tan öğrendim.


Hülya Yetişen: Muhammed ve Marks?!....


Hüseyin Turhallı: Bir kere her ikisi de büyük düşünür ve filozof ve her ikisinin de olaylara bakışımı düalist. Söylem ve kurgularında da yoğun bir benzerlik var. Örneğin Hz. Muhammed öteki dünya için cennet vaad ediyor, Marks yeryüzü cennetini. Hz. Muhammed son dinin İslam dini olduğunu söylüyor, Marks Komünist toplumun insanlığın son aşaması olduğunu. Hz. Muhammed rızkın onda dokuzu ticarettedir derken, Marks her şeyin temeli ekonomidir diyor. Hatta Marks’ın ön gördüğü toplum belirlemelerinde metafiziği bulmak mümkünken Hz. Muhammed’in çalışma hayatı ve toplum yaşamı için öngördüğü bir çok noktada dünyevi nitelikler çok daha ağır basıyor.


Hülya Yetişen: Yani Marks bir peygamber ve Hz. Muhammed bir filozof öyle mi?


Hüseyin Turhallı: Evet. Marks nesnel yasaların bildiricisi olan bir peygamber. Kuramı ve ütopyası bu dünya ile sınırlı. “Cennet denilen şey komünist toplumdur. Beni takip edin! Sizi oraya götüreyim!” diyor. Hz Muhammed ise tinsel ve nesnel yasaların bildiricisi. Bu dünyada yaşadığının farkında. Ancak özlemi aşkın evrende (öteki dünya) olan bir filozof. “Beni takip edin! Bu dünyada mutlu olursunuz. Öbür dünyada da cennete götürürüm” diyor.


Hülya Yetişen: Peki üniversite ve daha sonraki dönemlerinizde bu süreci tamamlayan başka olay ve kişilerle karşılaşmadınız mı?


Hüseyin Turhallı: Bir gün üniversite kütüphanesinde İsmail Beşikçi Hoca’nın ‘Doğu Anadolu’nun Düzeni’ isimli kitabı ile karşılaştım. Kitapta Alikan Aşireti’nin çadır içindeki ince bölmeleri, bölmeler arkasındaki kadının davranışı, çocukların ve aile erkeğinin tutumları anlatılıyordu. Bir çadır içindeki o incecik bölümlerin çocuk, aile ve toplum davranışı üzerinde nasıl bir etki yarattığını İsmail Beşikçi Hoca’nın detay inceliğinden öğrendim. Sonraki süreçlerde de takip ettim.


Yine İdare Hukuk Hocamız İbrahim Kaboğlu’nun ders anlatımı ve soru biçimi bana ilginç geliyordu. İbrahim Hoca, kavramları maharetle kullanıyordu. Böylece düşünceyi yoğunluklu olarak açıklama tarzı ve kavramları yerli yerinde kullanmayı da ondan öğrendim.
Gördüğünüz gibi mantık diyalektiği ve uslüp tarzım o kadar da orijinal değil. Bu Hz. Muhammed’in dürüstlüğü, Marks’ın düşünce-hareket madde ilişkisi, İsmail Beşikçi Hoca’nın ince zekası ve detay inceliği, Kaboğlu’nun da kavramları yoğunluklu olarak kullanma ustalığıdır. Belki bir ölçüde de benim matematiği ve fiziği canlı olarak algılama biçimimdir.


Hülya Yetişen: Türkiye’nin şu andaki durumunu nasıl görüyorsunuz?


Hüseyin Turhallı: Türkiye’nin politik hukuk yaşamı Kemalizm’in ağır baskısı altında. Ancak sosyal ve ekonomik yaşamında çok ciddi bir değişim göze çarpıyor. AKP de bu değişimin ara versiyonu olarak iktidara gelmiştir. Kemalizm ve statüko ciddi bir biçimde sarsılıyor. Baksanıza Türkiye gibi bir yerde Ordu maskaraya döndü ve yargılanıyor.


Hülya Yetişen: 12 Eylül referandumu ile bu yargılamanın olacağını düşünüyor musunuz?


Hüseyin Turhallı: Yargılamalar oluyor zaten. 12 Eylül darbecilerine de yargılanma yolu görünüyor. Bu referandum ve anayasa paketi direkt olarak Kürtlere bir şey getirmiyor. Bu doğru. Ancak Kürt sorunun diyalog yoluyla çözülmesinin kısmen de olsa önü açılmış olacak/tı. Değişiklik yapılan 26 maddenin ruhunda bu var. Evet çıkarsa uygulama da bu temelde gelişecek.


Ancak Kürtler ve özellikle BDP çok ama çok yanlış yaptı/yapıyor. Parti kapatmasını zorlaştıran maddenin oylamasına katılmayarak reddine neden oldu. Bu tutumları yüzünden DTP’nin kapatılmasına ilişkin AİHM davası red edilebilir. Ayrıca insanlık suçunu işlemiş 12 Eylül cuntası generallerinin yargılanmasını sağlayacak olan değişikliğe destek vermeyerek geçmişi ve varlık gerekçesiyle çelişti. Sormak gerekiyor. Değişiklik yapılan bu maddelerden hangisi eskisine göre daha geri ve kötü? İlericilik ve gericilik de bu noktalarda belli oluyor işte.


Mantıkları nasıl çalışıyor onu bilmiyorum. Çok şeyi birbirine karıştırıyorlar. Bir kere yapılmakta olan iktidarın veya partilerin politik manevrası değil, Anayasa değişiklikleridir. Yaşamın hukuk boyutudur.


Hülya Yetişen: Sizce BDP’nin hiç haklı gerekçesi yok mu?


Hüseyin Turhallı: Tabi ki Türkiye’nin demokratikliğini ilgilendiren seçim barajını düşürme ve tutuklanan yüzlerce arkadaşlarının serbest bırakılması gibi çok haklı istemleri var. Ancak neyi nasıl isteyeceğini bilmiyor. Akşam iki kişi oturup sabaha Türkiye için yeni bir anayasa deklare ediyor. Bunun yerine “seçim barajı yüzde beştir” deseydi bu gün için boykotun haklı gerekçesini oluşturmuş olurdu.


Statükoya, geri olana karşı durmak, yeni ve ileri olana güç vermek her zaman için Kürtlerin yararınadır. Ayrıca insani ilke ve halkların dayanışması gereği Kürtlerin de Türklere karşı sorumlulukları var. Bu anayasa değişiklikleri Kürtlere direkt olarak bir şey vermese bile Türkiye toplumunun özgürlük alanını genişleten bir özelliğe sahip. Referanduma bir de bu açıdan bakmak gerekiyor.


Bu gün Türkiye’de yaşıyor olsaydım 12 Eylül’de sandık başına gidip cuntacıların yargılanmasına “evet” diyecektim.


Hülya Yetişen: Siz Vedat Aydın’dan sonra HEP’in kapatılıncaya kadar Diyarbakır İl Başkanlığı’nı yaptınız. HEP’in devamı niteliğinde olan bu günkü BDP’yi nasil değerlendiriyorsunuz? Legal Kürt siyaseti çıkmazda mı ?


Hüseyin Turhallı: Legal alanda siyaset yapmanın zorluklarını yaşadığım için biliyorum. Bir kere politik faaliyet sınırlarını belirleyen Türk hukuku, faşist ve ırkçıdır.


Legal Kürt siyasetinin sorunu bununla da bitmiyor. Devletin hukuk dışı baskıları ve PKK’nin müdahaleleri legal alanda sağlıklı bir yapılanmanın ve kurumlaşmanın oluşmasına olanak vermiyor. Devlete karşı çıkmazı aşmak için o dönemde yasal politika yerine “meşru politika”yı esas almamız gerektiği konusunda ortak bir anlayışımız vardı. “Meşru politika” kavramını sanırım ilk ben kullandım ve pratik yaşamda da uygulamaya çalıştım. Örneğin siyasi partiler yasası gereğince parti toplantılarında Kürtçe konuşulamıyordu. HEP kurultayında “Kürtçe konuşulsun mu konuşulmasın mı” tartışılıyorken kürsüye çıkıp Kürtçe konuştum ve tabi ki tartışma da bitmiş oldu.


Yine 1992 Newroz kutlamalarında etkinlik alanının belirlenmesi için Leyla Zana, Hatip Dicle ve Hüsniye Ölmez ile birlikte Diyarbakır Valisi İbrahim Şahin’i ziyaret ettik. Vali, OHAL yasası gereğince gösteri ve toplantıların izne tabi olduğunu ve izin vermeyeceklerini söyleyince ayağa kalktım. “ Vali Bey! 80 yıldır olağanüstü hallerle yönetiliyoruz. Uzun süreli olağanüstü haller Tirani rejimlere döner. Meşru hakları kullanmaya izin vermeyen zorba yasalara uymamak ta meşru bir haktır. Biz bu meşru hakkımızı kullanacağız. Madem ki bize yer göstermediniz o halde yarın bütün şehir sahası Newroz alanıdır” diyerek çıktık. Gerçekten de öyle yaptık.


Ancak BDP ve legal Kürt siyaseti meşru siyaset ile yasal siyaset arasında ikilem yaşadığı için yaratıcı bir söyleme sahip olamıyor. Söylemi ya Hasip Kaplan gibi yasacı ve yaranmacı ya da Emine Ayna gibi köylü isyankar oluyor!


Hülya Yetişen: PKK’nin legal Kürt siyasetine müdahalesinden söz ettiniz.......


Hüseyin Turhallı: HEP’in kuruluş sürecinde PKK legal siyasete açıkça karşı idi. Ancak bir süre sonra kitlelerin illegal olarak örgütlenemeyeceklerini gördü ve bu siyasetini kısmen değiştirdi. Mademki böyle bir olanak var biz de “kullanalım” anlayışıyla sempatizanlarını HEP içinde örgütlemeye başladı. “Kullanalım” anlayışı hem ahlâki değil ve hem de politikanın birleştirici özelliği ile bağdaşmaz. Ayrıca kullanma mantığı güncel menfaatleri öncelleyen pragmatist bir yaklaşımdır. Pragmatist mantık ise yerli-yersiz sürekli müdahalelere psikolojik zemin hazırlıyor. Ve böylece legal siyaseti denetimde tutma kaygısı, geliştirme görevinin önüne konulmuş oluyor. Uygulama bu biçimde gelişince ortaya çıkan yetenekler de kırpılmış oluyor. Öyle ki bir ara çocuk yaştakiler bile genel başkan yapıldı. Yaşar Kaya da bunun için bir yazısında “Bostanda üç ayda hıyar yetişmiyor. Partiye genel başkan yetiştiriyorlar!” demişti.


Müdahaleler Kürt legal siyasetinin bünyesinde de rantçılığa, dalkavukluğa ve ahlaki çöküntüye neden oluyor. Kişiliklerini korumaya çalışan öncülük vasfına sahip yetenekler de böylece siyaset alanının dışında kalıyor.


Bir taraftan devlet baskısı öte yandan PKK’nin sınırsız müdahalesi..... Sağlıklı bir siyaset nasıl oluşsun?


Eğer sağlam bir denklem kurulabilirse bu sorun kısmen de olsa aşılabilir.


Hülya Yetişen: Nedir bu denklem?


Hüseyin Turhallı: Devlete karşı meşru doğal ve evrensel hukuk ilkeleri çerçevesinde bir siyaset çizgisi. İçte de iradeyi kendi elinde bulundurma. Dağa dayanmayı veya zindana tıkanmayı maharet olarak değil, gerilik ve yeteneksizlik olarak değerlendiren bir yaklaşım.


Hülya Yetişen: Kürt sorununu siz nasıl tanımlıyorsunuz?


Hüseyin Turhallı: Kürt sorunu Kürdistan’ın işgal edilmiş olmasından kaynaklanan bir sorundur. Dört devlet arasında bölüşülen Kürdistan coğrafyası, Kürdistan’ı uluslarası sömürge haline gitirmiştir.


Hülya Yetişen: Kürdistan uluslar arası bir sömürge olsa bile nihai sonuçta bu sorunu yine Kürtler kendi öz dinamikleriyle çözmeyecek mi?


Hüseyin Turhallı: Öz dinamik denilince elinde silah sömürgecilere karşı savaşan bir gerilla ordusu anlaşılıyor. Bu eksik bir tanımlamadır. Öz güç ve öz dinamikler bir toplumun bütün moral değerleridir. Bu diplomasidir, ekonomidir, politikadır, toplumun bilgi, kültür ve gelişkinlik düzeyidir, politik ve askeri güç düzeyidir. Savaş ise mücadele yöntemlerinden sadece biri, ordu da bu yöntemi kullanan güçtür.


Mademki Kürdistan uluslar arası bir sömürgedir diyoruz o halde Kürdistan sorununun çözümünü iç dinamikler kadar dış dinamiklerde de aramak gerekir. Hatta Kürdistan tarihinde her zaman dış dinamikler iç dinamiklerden daha etkin rol oynamıştır. Kürtlerin sorunu, devletsiz bırakılmalarından kaynaklanan bir sorundur. Kürdistan Devleti belki Kürtlerin her türlü sorunlarını çözmez ama devletsiz olmaktan kaynaklanan bütün sorunlarını çözer.
Kürtler, Diyarbakır’da, Ankara’da “Dünyanın onurlu ve eşit halkları arasında yer almak bizim de hakkımızdır” demekten çekinmemelidirler. Politika ve diplomasi yapılacaksa bu uslupla yapılmalı. Uluslar arası Adalet Divanı Kosova için ne dedi? “Bağımsızlık için tanınmak gerekmez!”


Hülya Yetişen: Türkiye Kürdistan’ı için ne ön görüyorsunuz? Bağımsızlık mı? Federasyon mu? Özerklik mi? Demokratik Cumhuriyet mi?


Hüseyin Turhallı: 40 milyon Kürt var ve bu 40 milyon ile ilişkili en az 150 milyon da başka halklardan insanlar var. Dolayısıyla Kürt ve Kürdistan sorunu dünyamızda yaşayan en az 200 milyon insanın dolaylı veya doğrudan sorunudur. Böyle bir sorun bir akşam oturup sabaha deklare edilen çözüm paketleri ile çözülemez. İnsan aklı ve halklar karşısında komik duruma düşmemek gerekiyor.


“Ben Bağımsız ve Özgür bir Kürdistan istiyorum. Ancak diğer çözümlere de kapalı değilim” diyen bir örgütle, ayrılık dahil her türlü çözüme varım diyen bir hükümet bu sorunu çözebilir. Bunun için her iki tarafın da muhatap aramalarına gerek yoktur. Güçlü ve kararlı bir söylem kendisine muhatap bulur.


Ulusların Kendi Kaderlerini Tayin Hakkı, Birleşmiş Milletler Ana Sözleşmesinde yer alır. Evrensel hukukun dünya uluslarına tanıdığı bu hakkı Kürtler neden kullanmaktan çekinsin? Kürtlerin diğer halklardan eksik yönleri ne? Kürt siyasetleri neden yarım ağızla anlaşılmayan şeyler mırıldanıyor?


Bağımsız devlet kurmak Kürtlerin de hakkıdır. Ancak küreselleşen dünyada artık eskisi gibi klasik bağımsız devlet kalmamıştır. Avrupa Birliği gibi yumuşatılmış bir bağımsızlık veya güçlü bir federasyon halklarımızın yararınadır, denilebilir. Pratik bir uygulama olarak Güney Kürdistan biraz bu temelde yürüyor.


Sonuçta bu soru halka sorulmalı. Halk menfaatini nerede görüyorsa o yönde oyunu kullanmalı. Hatırlatmakta yarar var. Kültürel özerklik veya demokratik haklar gibi bir takım iyileştirmeler referandum konusu olmaz!


Hülya Yetişen: Neden olamaz?


Hüseyin Turhallı: Sınırlı otonomiler ile kültürel haklar azınlıklar için öngörülen haklardır. Bu tür çözümler ve öneriler uluslar için ön görülemez. Azınlık hakları sorunu uluslararası bazı garantörlere bağlansa da özü itibarıyla, insan hakları sorunu ve bir iç hukuk sorunudur. İnsan haklarına saygı, devletin çağdaş normlara sahip olma yükümlülüğünün bir gereğidir. Bu nedenle bu tür sorunlar için halkların reyine baş vurulmaz. Anayasal veya yasal bir düzenlemeyle sorun, muhatapsız olarak yasakoyucu tarafından çözümlenir.


Kürt ve Kürdistan sorunu insan hakları sorunu değil, ulusal haklar sorunudur. Bu nedenle Kürtlerin “ Türk kardeşlerimiz bizi yönetsin!” gibi geleceklerini de bağlayan temel hakları devredici hakkı yoktur. Tıpkı bir bireyin “Ben köle olmak istiyorum” biçiminde ki isteminin hukuk tarafından kabul görmemesi gibi. Temel hakların devri için referandum yapılamaz. Yapılsa bile gayrı meşru olur. Politik öncülerin veya partilerin ulus niteliğinde bir topluluğa “Sizin için kültürel özerkliği ön gördük. Bunu onaylayın!” deme yetkileri yoktur. Kitleler bu istemi onaylasa bile evrensel hukuk, ahlâka ve hukuka mugayyır (aykırı) irade beyanına geçerlilik tanımaz.


Hukuk, temel hakları devredici her türden uygulama ve işlemi ahlâka mugayyır olarak olarak telaki eder.


Halklar önce bağımsızlıklarını onaylayacak ve arkasından politik öncüler çıkıp “federasyon yaşamımızı kolaylaştıracak, refah düzeyimizi yükseltecek” diyerek federasyon isteyebilirler.


Hülya Yetişen: Kürtler neden bunu istemiyor? Eksik olan ne?



Hüseyin Turhallı: Kürtlerin çağdaş ve kurumsal politik bir öncülüğü yoktur. Kürtlerin sağlıklı politik bir söyleme sahip olamamalarının temel nedeni budur. Kurumsal önderlik, öncü ve önder kişiliklerden oluşmuş toplumsal iradeyi temsil eden yetkin ve etkin bir önderliktir. Bu, ulusal kongre veya meclis olabilir.



Hülya Yetişen: Peki öngördüğünüz ölçüler de bir Kürt lideri veya öncüsü yok mu?


Hüseyin Turhallı: Ben kapsayıcı önderlikten, yetkin öncülükten söz ediyorum. Yoksa birey olarak takdir ettiğim kişilikler elbetteki vardır.


Örneğin Türkiye ve ABD’nin bütün baskılarına rağmen PKK ile çatışmaktan kaçınan Mesud Berzani üstün bir ahlâki duruş sergiliyor. Zira ezilen bir halkın kendi içinde çatışması ahlaksızlıktır. Ha keza diğer sorunlar karşısındaki duruşu da aynı içtenlik ve niteliktedir.
Yine Celal Talabani başaran bir liderdir. Amerika gibi süper bir gücü yanına alarak Saddam gibi bir tiranı devirmeyi başarmıştır.


Önderlik, halkının hayallerini gerçekleştirendir. Gemiyi yürüten kaptandır, çorbayı üfleyen değil.


Politik duruşunu eleştirsek bile Abdullah Öcalan’ın örgüt kurma ve yönetme yeteneğini takdir etmek gerekiyor. Yine PKK içinde de takdir ettiğim şahsiyetler var. Örneğin Rıza Altun yaşama nesnel bakışımını yitirmemiş bir kişilik. Daha akılcı ve öngörülü. Bunun gibi Murat Karayılan da güven veren bir çok özelliğe sahip.


Hülya Yetişen: Sartre’in « Başka bir kuşak geldi, sorunun konumunu değiştirdi” sözünden yola çıkarak, yeni yetişen Kürt gençliğiyle ilgili ne düşünüyorsunuz? Bu kuşak Kürdistan sorunu üzerine yeni tanımlar, fikirler üretme kapasitesine sahip mi?


Hüseyin Turhallı: 30 yıllık savaş, üç kuşak gençliği yuttu. Kürtler hem yaşamsal olarak hem de beyinsel olarak enkaza dönüşmüş durumda. Savaş biterse sözünü ettiğiniz bu gençlik hızla yetişebilir. Ancak savaş devam ederse bu süreç çok daha uzar. Yeni yeni bir takım gelişmeler oluyor ancak bu öncülük vasıflarının tümünü içeren bir potansiyel içermiyor. Daha çok şey yitirmeden bu kuşağın yetişmesine olanak sunmak gerekiyor. Bu nedenle ben silahlı savaşımın bitmesinden yanayım. Silahlı savaş biterse toplumun maddi yaşamı kısmen de olsa yükselecektir. Maddi yaşamın yükselmesi, düşünsel yoğunluğu ve üretkenliği de beraberinde getirir.


Hülya Yetişen: Savaş bitsin diyorsunuz. Peki mücadele hangi araç ve yöntemlerle yürüyecek? Var mı bir öngörünüz?


Hüseyin Turhallı: Düşünün sizin eve haydutlar girmiş eşiniz, oğlunuz haydutlarla boğuşuyor ve kavga bir türlü bitmiyor. Siz de bu kavgada kırılıp dökülenleri yeniden yeniden toplayıp düzenlemeye çalışıyorsunuz. Çabanız neyi değiştirecek ki?


Hülya Yetişen: Ama haydut hâlâ evin içinde. Kovulmamış ki...!


Hüseyin Turhallı: Haydutu evden kovamayan ev sahibi onunla birlikte yaşamak zorunda kalır! PKK 30 yıllık savaşımında eve haydutların girdiğini dünya aleme gösterdi. Hayduttan dayak yedi, dayak attı. Bütün direnişine rağmen haydutu evden çıkaramadı. Çıkarması da olanaksız görülüyor. Şimdi kavgayı bırakıp haydutu neden evden çıkaramadığını, komşularının kendisine yardım edip haydutu evden çıkarmak yerine kendisini neden azarladıklarını düşünmek zorunda. Hiçbir şey yapmıyorsa halkın arzusuna kulak vermeli.


Hülya Yetişen: Nedir halkın arzusu?


Hüseyin Turhallı: Halk artık savaş ve kavga istemiyor. Sılopi karşılaması bunun en açık ifadesi. O heyecan o haykırış aslında bir çığlıktı. Barış çığlığı.... Devletin buna tahammül etmeyeceği görüldü. Ama bence devlet (siz buna derin devlet deyin) bu çığlıktan dolayı korkuya kapıldı. Hükümete de geri adım attırdı. Eğer derin devlet bir şeyden korkuyorsa orada durup düşünmek zorundayız.


Hülya Yetişen: Bir çok yazınızda PKK’nin 1992 ve 1999 yıllarında tarihi fırsatları kaçırdığını söylüyorsunuz. Bunlar neydi, neden değerlendirilemedi?


Hüseyin Turhallı: 90’lı yılların başında Kürt kitlesinin harekete geçmesiyle birlikte gerilla sayısı 700’lerden 20 binlere çıktı. Botan, Amed, Dersim gibi alanlarda resmen ilan edilmese de kurtarılmış bölgeler oluştu. Devlet kendi içinde “Fırat’ın ötesini verelim” diyordu.
Serhıldanlar kitapçığını yazarken ulaşabildiğim bütün gazete, dergi ve kitapları taradım. PKK’nin serhıldanlara ilişkin bir stratejisine rastlamadım. Mehmet Şener bu konuda çekingen bir takım sözler söylemişti o da öldürüldü. Bunun dışında PKK’nin söylemleri günü kurtaran ajite söylemlerden öteye geçmedi.


PKK’nin neden bu fırsatı değerlendirmediğini PKK Başkanlık Konseyi üyesi Duran Kalkan’a sordum. Marks “ Kitleler isyan için harekete geçti mi artık isyanı büyütmek ve ihtilale çevirmek dışında öncüye seçenek kalmıyor” diyor. Biz bunu Önderlikle (Öcalan) tartıştık. O da “Kürdistan’da isyan kontrollü gelişmek zorunda. Diğer isyanlar bir anda gelişti ve hemen bastırıldı. Bizim bundan doğru sonuçlar çıkarmamız gerekiyor” demişti, dedi. Duran Kalkan açık olmasa da bu sözleriyle 1992’de hata yaptıklarını kabul etmiş oluyordu.


İsyan kontrollü gelişsin derken kontrol devletin eline geçti. Belki arkasında daha değişik amaçlar da olabilir. Örneğin 1992 Ocak çözümlemelerinde Öcalan “ Siz benden Bağımsız Kürdistan istiyorsunuz. Bağımsız Kürdistan kurulsa ne olacak? Bütün Kürtler PKK’lileşmeden bu iş olmaz” diyor.


Bu sözlerden mutlak biat ettirme anlamı çıkarılabilir. Süreç, mutlak biat ettirme anlayışına da kurbanı edilmiş olabilir.


Hülya Yetişen: Peki 1999’da neler oldu?


Hüseyin Turhallı: Öcalan’ın Şam’dan çıkışından sonra kitleler bir kez daha aynı heyecan ve hareketliliği yaşadı. Kitle hareketine öncülük etmiş biri olarak bir süre sonra daha büyük frekanslarda bir kitle dalgalanmasının oluşacağını gördüm. Geçmişte yaşanan hataların tekrarlanmaması için Şam’da bulunan yaklaşık on yıllık arşivi taradım. Edindiğim bilgileri kendi tecrübelerimle birleştirerek Serhıldanlar kitapçığını Ocak 1999’da yazıp bitirdim.
Bu tahminim doğru çıktı ve 15 Şubat 1999’da Öcalan esir edildiğinde Kürtler ateş olup kendileriyle birlikte Türkiye’yi de yakmaya başladı. 3.500’e kadar düşen gerilla sayısı da birden on bini aştı. Başbakan Ecevit dayak yemiş bir çocuk gibi televizyon ekranlarında ağlıyordu. Kenan Evren ise “ Bize oyun oynadılar. İçimize bu ateş topunu attılar. Bunu tekrar onlara iade edelim” diyordu.



Bütün bunların bir sonucu olarak devlet İmralı’da esir tuttuğu Abdullah Öcalan’la resmen oturdu ve konuştu. Onu idam etmeme ve Kürtlerin kültürel haklarını tanıma gibi sözler verdi. Abdullah Öcalan da bunun üzerine 17 Mart 1999 tarihinde PKK Başkanlık Konseyine talimat gönderdi. Kendisini dinlemekte tereddüt eden Başkanlık Konseyini sorumsuzlukla suçladı ve kitle eylemliliklerinin derhal durmasını istedi. Kendisini dinlememeleri halinde televizyona çıkıp konuşacağını söyledi.



Oysaki bir çıkış yapmanın iç ve dış koşulları muazzam olgunluktaydı. Kitlelerce yapılan çıkış örgüt tarafından durduruldu. Dolayısıyla PKK ve Kürtlerin eline geçen son bir fırsatta böylece kaçırılmış oldu. Abdullah Öcalan da yıllar sonrasındaki bir görüşme notunda bu süreç için “Beni kandırdılar” diyordu.


Hülya Yetişen: Öcalan’ın Türkiyeye teslim edilmesi bir muamma. Sizce uluslararası güçler neden bu olaya karıştı?


Hüseyin Turhallı: Öcalan’a ilişkin sürece uluslararası güçlerin neden katıldığını hep merak ettim. Yine Öcalan bir görüşme notunda “ Beni sorgulamaya gelenler “Türkiye’ye karşı bir oyun oynanıyor. Bu oyunu birlikte bozalım” dediler ben de kabul etttim diyordu. Bu olay ve sözlerin arkasındaki gerçekleri uzun süre araştırmaya çalıştım. Bazı verilere ve bilgilere ulaştım. Kesin bir şey söylemek zor. Ancak bende güçlü bir kanaat oluştu.


Hülya Yetişen: Nedir o kanaat?


Hüseyin Turhallı: 1995-96’dan sonra PKK yapısını, Kürtlerin PKK ve Öcalan’la olan duygusal bağlarını ve olası durumlarda tepkilerini konu edinen yüzlerce araştırma var. Bunların çoğunluğu İngiltere ve ABD’deki stratejik araştırma kurumları tarafından yapılmış. Büyük Satranç tahtası gibi dünyanın yeniden dizaynını ön gören stratejik anlamda kaynaklar yayınlanıyor. Bu yayınlarda değişik güç dengelerinin konumları ve yeniden konumlanış senaryoları var. AB kurumlarının, Batılı ülke liderlerinin, Rusya’nın Kürt ve Kürdistan sorununa ilişkin yaptıkları açıklamalar var. Sırbistan’a müdahale sürecinde Tv’de mülakat veren Miloseviç “Bize müdahale, Türkiye’ye bir ön müdahaledir” diyor. Ve en önemlisi Öcalan yakalandıktan sonra Avrupa ülkeleri dış işleri bakanlarının yaptıkları toplantılarda “Türkiye’de Kürt katliamı var. Müdahale edilmeli!” türünden yoğun destek gören görüşler var. Bunları çoğaltabiliriz.


Bütün bunlar şu anlama geliyor. Küresel güçlerin Orta ve Uzak Doğuya sorunsuz açılma gibi güçlü bir arzusu var. Bir geçiş hattı olarak Ön Asya’yı yani Türkiye’yi seçiyorlar. Öcalan’ı Türkiye’ye teslim etmekle Türkiye’de ciddi bir kargaşanın yaşanacağı öngörüsünde bulunuyorlar. Bu iç savaşta Kürtleri katliama yönelecek olan Türkiye’ye karşı Sırbistan’da olduğu gibi uluslar arası bir müdahale olacaktı. Küresel güçler Kürtlerin hamisi olarak orta ve uzakdoğuya açılmanın güzergahını oluşturmuş olacaklardı. Ve tabi bu arada defacto bir Kürdistan da yaratılmış olacaktı. Türkiye ise zaten dövüle dövüle kötürüm bırakılacaktı. Öcalan’ın müdahalesi bu olayın gerçekleşmesini engelleyince, Kurt politikacı Celal Talabani devreye girdi ve “Buyrun burdan geçin” dedi. Böylece Federal Kuzey Kürdistan yerine Federal Güney Kürdistan kurulmuş oldu.


Hülya Yetişen: Yukarıda bir yerde “Mehmet Şener bir şeyler söyledi. O da öldürüldü” dediniz. PKK’de hep tasfiyelerden söz edilir. Hatta Abdullah Öcalan’ın “Tasfiyecilerin Tasfiyesi” adlı bir kitabı var. Siz bu konuda ne diyorsunuz?


Hüseyin Turhallı: Aslında PKK tarihini en iyi anlatan kitap “Tasfiyecilerin Tasfiyesi” isimli kitaptır. Tabi kitabı peşin hükümlü bir mürit imanıyla değil, eleştirel bir gözle okumak gerekiyor. PKK’de doğruların militanları tasfiye edilirken yanlışların militanları da iş başında tutulmuştur. Olayın özeti bu.


Askeri yapılanmalarda mutlak itaat her şeyden önce gelir. Örneğin kısa süreli askerlik yaptığım Kütahya’da 567 kişiydik ve hepsi üniversite mezunuydu. Sabahtan öğlene kadar rahat-hazırol eğitimini alıyorduk. Öğleden sonra da bize elle ot biçtiriliyordu.


PKK’de de bireysel yetenek avantaj değil, dezavantajdır. Örneğin birazcık da olsa sorgulama yeteneği olan bir avukat yada mühendis istihkama (taş kırma, sığınak kazma) işlerine verilir. En son tekniği kullanabilen yüksek atom mühendisleri de lojistiğe (yük taşıma katır bakımı) gönderilir. Buna karşılık sorgulamasız her talimatı yerine getiren okuma yazması bile olmayan bir militan Avrupa sorumlusu, eyalet komutanı yapılır.


Bu işleyiş sistemine sesli itiraz eden ajan, hain, işbirlikçi denilerek tasfiye edilir. Sessiz itiraz eden de bir yerde kendini götürüyor. Ona da ölü rütbesi veriliyor. Tasfiyecilerin Tasfiyesi kitabı derinlikli olarak okunduğunda görülecektir ki sistemin kendisi tasfiye üzerine kurulmuştur.

Hülya Yetişen: Yazılarınızda sanki Öcalan’a karşı bir kırılganlığınız var gibi.......


Hüseyin Turhallı: Aslında Öcalan’ın düşmanı karşısındaki tutumunu hiçbir zaman kabullenmedim. Eminim hiçbir PKK kadrosu da bunu içine sindirememiştir. PKK bir kahramanlar hareketidir. Öcalan esir düştükten sonra düşman karşısında PKK’ye lâyık olacak bir duruş sergilemeliydi. Şans diledi. O kadar çok konuştu ki.... Bazan “Sayın Savcım siz sormayı unuttunuz, ben de söylemeyi. Aklıma gelen şu hususları da ayrıca belirtmek istiyorum” türünden şeyler bile yaptı. Hangi PKK militanı bunu yapmıştır?


PKK saflarında savaşan bu halkın yiğit evlatları düşmanları karşısında dik durdular. Zalime karşı kahramanca dövüştüler ve öylece düştüler. Bizlere öncülük edenlerden de bu tutumu beklemek doğal hakkımız.


Savunmalar adı altında 15 bin sayfalık kitap yazma yerine Öcalan, “Yiğit Halkım! Değerli yoldaşlarım! Haklı davamızda ben esir düştüm. Ömrüm bu kadarına vefa etti. Davamız haklı direnişiniz kutsaldır. Yolunuzu özgür iradenizle çizin!” deseydi çok büyük bir olasılıklu bu gün İmralı’da bulunmayacak, çok daha iyi koşullarda ve pozisyonlarda olacaktı. Tabi küçük bir ihtimal çarmıha da gerilebilirdi. O zaman da İsa olup Tanrı katına çıkardı.


Hülya Yetişen: Halka öncülük etmiş bir liderin esir de olsa kendi düşüncelerini halkla ve partisiyle paylaşma hakkı yok mu?


Hüseyin Turhallı: Hayır! Esir düşenin, düşman kontrolünde taraftarlarını yönlendirme babında konuşma hakkı yoktur. Susma görevi ve yükümlülüğü vardır. İslam Hukuku, devletlerin hukuku, Sosyalist parti tüzükleri bunu öngörür. Hatta Kızılderililerin geleneklerinde de bu böyledir. PKK’nin direniş tarihi de bu gerçeklik içinde oluşmuş ve yazılmıştır.


İdam ve hapis tehdidi altında oluşturulan çözüm irade iğfali nedeniyle hukuk tarafından kabul görmez. Yok hükmünde sayılır. Devletler tüzel hukuk kişisi olduğu için yok hükmündeki işlemleri kaale (dikkate) almazlar. Dolayısıyla devlet için Öcalan’ın muhataplığı, politik sorundan önce hukuk ve meşruiyet sorunu olarak öne çıkıyor. Eğer günün birinde devlet, Öcalan’ın muhataplığını kabul ederse onu ölüm ve ceza tehdidinden çıkardıktan sonra yapar. Muhataplık o zaman en azından şeklen meşruluk kazanır.


Bir de maddi yaşam gerçekliği var. Geçen on yıl bize gösterdi ki esaret koşullarında geliştirilen stratejilerin toplumda yaşam bulma şansı yoktur.


Hülya Yetişen: Bu, Kürt halkına öncülük etmiş birinin sahipsiz bırakılması anlamına gelmiyor mu?


Hüseyin Turhallı: Ben sahipsiz bırakılsın demedim ki. Tabi ki Öcalan’a sahip çıkılmalı. Varlığı korunmalı. Öcalan’ın sahipsiz bırakılması vefasızlık olurdu. Bu başka bir olay. Benim söylediğim olay esir konumundaki Öcalan’ın örgütü yönetme arzusu ve eylemidir. Örgütün de özgür iradesini zindana haps etmesidir. Ayrıca esaret koşullarında geliştirilen stratejileri kabul etmek de politik literatürde mutlak teslimiyet anlamına geliyor. Bütün bunları Mayıs 1999 tarihinde yazılı olarak PKK başkanlık Konseyine de söyledim.


Hülya Yetişen: Mutlak teslimiyet......!? Söyledikleriniz ile devam etmekte olan savaş gerçekliği birbiriyle çelişmiyor mu?


Hüseyin Turhallı: Hayır çelişmiyor. Yenilen PKK’nin siyasetidir. Gerillası değil. PKK yenildi mi yenilmedi mi tabi ki bu tartışılabilir. Ama halk yenilmedi. Direnişe, gerillaya güç verdi halen de veriyor. Dolayısıyla gerilla, halkın güçlü arzusunu ve direncini temsil ederken her hafta bir yenisi öngörülen siyasetler de örgütün durumunu ifade eder.


Yenilen PKK’nin siyasetidir, gerillası değildir diyerek defalarca itirazlarda bulundum. Hatta bir ara Duran Kalkan ile bu konudaki tartışmamıza tanık olan üst düzey yönetici bir bayan bunu “densizlik” olarak tanımlamıştı.


Hülya Yetişen: PKK ortamından kopuşunuzun nedeni bu mu?


Hüseyin Turhallı: 1998 yılında Metina-Zap’ta katıldığım bir toplantı vardı. Neredeyse PKK’nin bütün üst düzey yöneticileri ve komutanları da oradaydı. Orada tartışılan konular ile halkın, partinin ve kadroların yaşadığı sorunlarla hiçbir ilgisi yoktu. Bir mantık çarpılması vardı. Olayları ve dünyayı algılama nesnel değil, yorumsaldı. Yaşam gerçekliği, maddi gerçeklik yok sayılıyordu. Öyleki bir ara kendimi meleklerin cinsiyetinin tartışıldığı ruhban okulunda hisettim. İtiraz ve düşüncelerimi Duran Kalkan ve Cemil Bayık’a da ilettim. Onlar da Ah Amed mantığı ah... diyerek geçiştirdiler. Kısacası bu mantığa sahip öncülerle bir yere varılamayacağı darbesini orada aldım.


Öcalan Şam’dan çıktıktan sonra bu illüzyon durumunun aşılacağı umudunu edinmeye başladım. Ancak olmadı ve bakışım daha da körleşti.


Neye inanıyorsam onu yapıyorum. Yapım, düşünce ve davranış çatışmasını kaldıramıyor. İnanmadığım bir şeyi yapmak beni zorluyor. Hatta bu nedenle olacak ki 2000 yılının Ağustos ayında kalp krizi bile geçirdim. Kendileriyle birlikte yürümek istemediğimi söyleyerek ayrıldım.


Hülya Yetişen: Yani bu bir kaçış değildi..


Hüseyin Turhallı: Hayır kaçmadım. Bu da bir ilk işte. Gidiyorum dedim ve çekip gittim. Kaldı ki bana göre İmralı süreci sonrasında PKK’den ayrılan veya kaçan yok. Bu anlamda kaçma ve ayrılma tanımlamalarının da doğruyu ifade etmediğini düşünüyorum. Amaçsız kalan PKK’de işlevsiz kalan kadrolar var. Hepsi bu.


Hülya Yetişen: Konuşmalarınızın bir yerinde “PKK’nin maddi olayları ve gerçeği yanılgılı olarak algıladığını” söylediniz. Savaşın içinde olan bir yapı nasıl maddi gerçeği ve olayları yanılgılı algılıyor?


Hüseyin Turhallı: PKK, kurgusal/kuramsal bir hareket olarak değil, eylemsel bir olgu olarak doğdu. Aslında onun bu çıkışı şimdiki duruşuna pek o kadar da ters düşmüyor. Genel olarak eylemsel çıkışları doğru, söylemlerinin ise tümü yanlış! Düşünün bir kere. Öcalan’ın neredeyse 400 kitaba sığdırılamayan konuşmaları var. Yine Tv gazete ve radyolarda PKK yöneticilerinin yaptığı konuşmalar, ön gördüğü belirlemeler var. Bu konuşmalarda dile getirilen tek bir belirme, tek bir öngörü hayat bulmuş mu? Ê evine giren hayduta dayak atmaktan daha doğru bir tutum ne olabilir ki?


Yine ilginç bir örnek vermek istiyorum. PKK’nin İran kolu PJAK ile çatışmada öldürülen İranlı bir general için Murat Karayılan “Bu tür değerli şahsiyet ve komutanların yaşamını yitirmesinden derin üzüntü duyuyoruz!” derken, Kendi komutasındaki PJAK gerillaları da ülkelerini işgal eden ve kendilerini de yok etmeye gelen generali hiç duraksamadan cezalandırıyor. Bu söylemden daha yanlış bir söylem ve bu tutumdan daha doğru bir tutum mu var?


Daha alt birimlerde de aynı mantık var. Gerilla komutanlarından Bahoz Erdal katıldığı bir tv. konuşmasında “AKP bizi ve Türk Ordusu’nu karşı karşıya getiriyor!” diyor. Sanki 30 yıldır karşısında savaştığı güç Tayyip Bey’in Kasımpaşa takımıydı! Ama Türk Ordusu Zap’a girince B-7’lerle karşılıyor. İşte söylem ve işte eylem!


PKK’yi yaşatan ve varlığını sürdüren işte onun bu doğru eylemidir. Zaten Kürtler de PKK’nin ideolojisine değil, eylemine katılmıştır..


Şöyle bir benzetme yapmak mümkün. Yeşil camlı gözlük takan biri, sahra çöllerini sonsuz bir vaha (yeşillik) olarak görür. Gözlüğü gözünden indirmedikten sonra, ne söylenirse söylensin o söylenenlere değil, gördüğüne inanır. İdeolojik gözlük takmış olan PKK’nin durumu da aynen öyle işte. Yeşil gözlükler sahrayı vaha olarak gösterse de sonuçta o gözlükler yerin coğrafi yapısını değiştirmiyor. Uçurumu uçurum, düzlüğü düzlük olarak gösteriyor. Gözlüğü takan da yürürken adımlarını arazinin yapısına göre dengeliyor. Onu yaşatan olay da budur işte.


Hülya Yetişen: PKK’nin dillendirdiği “Demokratik Özerklik” söylemi sizce ne kadar karşılık bulacak?


Hüseyin Turhallı: Toplumsal bir kurgunun yaşam bulması için, o kurgunun bütün kaygılardan arınmış özgür ortamda yaratılması ve toplumun geleceğe ilişkin özlem ve arzularını karşılıyor olması gerekir.


Sözünü ettiğiniz bu deklerasyon 6 madde biçiminde 11 yıl önce Roma’da da deklare edildi. Hiçbir hukuki güvencesi olmayan ve oldukça kaygan bir zeminde bulunan Öcalan’a dayatılan bu çözümsüzlük/çözümünün ömrü bir ay bile dolmadan bitti. Ve şimdi Öcalan’ın içinde bulunduğu koşullar çok daha kötü olduğuna göre bu deklarasyona varın siz ömür biçin!
Kaldı ki sosyolojik araştırmalara ve dünyanın politik dengelerine dayanmayan hiçbir kuram hayat bulamaz. Demokratik Özerklik söylemi Kürt toplumunun ihtiyaçlarını belirlemek üzere uzun süre yapılan araştırmalar sonrasında ortaya konan bir program değil, Abdullah Öcalan’ın İmralı’da avukatları ile yaptığı görüşme notlarından çıkarılan güncel bir söylemdir.
Yine Demokratik Özerklik kavramının ne sosyolojik ve ne de politik literatürde bir karşılığı var. Onun için bir süre sonra bu söylemin yerini bir başka söylemin alacağından şüphe duymuyorum.


Hülya Yetişen: Süreli son ateşkese ne diyorsunuz?


Hüseyin Turhallı: Bence PKK’nin devletten karşılıklı ateşkes beklemesi hiçbir zaman karşılığı olmayacak olan yanılsamalı bir bekleyiş. Bunun için PKK, artık ateşkes olaylarından tümüyle umudunu kesmelidir. Bunun yerine silahlı savaşımın devam edip etmemesi gereğini tartışmalıdır. Daha açık bir ifadeyle stratejisini karşısında savaştığı gücün iyi niyet adımlarını atmasına göre değil, onu başarıya götürecek nesnel gerçekliğe, halkın beklenti umut ve katılım gücüne göre belirlemek durumundadır.


Yürüteceği savaş halkın beklentilerini karşılıyor mu karşılamıyor mu? Olumlu bir sonuca gidebilecek mi gidemeyecek mi? Bu sorulara vereceği cevaplardan sonra mücadele yöntemini belirleyebilir. İsterse silahları tümden gömer ve isterse savaşların anasını yapar.
Birey olarak ben silahlı savaşla istenilene sonucun elde edildiğini, haydutların evimize girdiğini dünya aleme duyurmayı başardığımızı düşünüyorum. Bununla birlikte bu politika ve silahlı savaşımla haydutu evden çıkarmanın mümkün olmadığını düşünüyorum. Dolayısıyla ateşkese de olumlu bakıyorum. Umarım PKK’de bu süreçte biraz dinlenir ve kendisine hayati öneme haiz soruları sormaya cesaret eder.


Hülya Yetişen: Size son bir sorum daha olacak. Yaşamınızı nasıl sürdürüyorsunuz?


Hüseyin Turhallı: On yıl önce PKK ortamından ayrıldıktan sonra Nice’e geldim. Nice’e geldiğimde devletin verdiği sosyal yardımlardan biriktirdiğim bir miktar harçlığım vardı. Onu da peşin olarak ilk ev kirasına yatırdım. Avrupa’nın bu en güzel şehrinde bazan günlerce ac kaldım. Ne devletten ne de milletten bir şey istedim. Geceleri lokantalarda bulaşık yıkayarak, gündüzleri de inşaatlarda amele olarak çalışarak 6 ay sonrasında yaşamımı kısmen de olsa dengeledim.


Şimdi kendime ait küçük bir iş yerim var. Günde 15 saat çalışarak geçinmeye çalışıyorum. Tabi zaman buldukça da okuyorum ve yazıyorum.



Röportajlar Dizisi - Hülya Yetişen
hulyayetisen@yahoo.fr


 
Yazıya puan ver:
  • 85
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
 (Toplam Oy #: 11)
  |   Okuma: 4026   |   Yorum: (382)   Yazdir
   Arkadaşına Gönder

Değerli ziyaretçimiz, siz kayıtsız kullanıcı olarak siteye girdiniz. Size kayıt yaptırmanızı veya kendi adınızla giriş yapmanızı öneriyoruz.

İlgili Diğer Haberler:




adidas / adidas Originals adidas / adidas Originals Trainers Trainers Outdoor Outdoor Buy now, return after Christmas Buy now, return after Christmas Hide Refine By Refine By 24 96 96 Please select a size before buying this product. You are here:
  1. Home
  2. > Womens
  3. > Shoes
GENDER SIZE PRODUCT PRODUCT TYPE BRAND COLOUR PRICE Refine By

GENDER

SIZE

PRODUCT

PRODUCT TYPE

BRAND

COLOUR

PRICE

; 104 Styles View Sort by Previous Page 1 of 2 Next Rocket Dog Womens Rebel Liquid Patent Shoes PU Black

Rocket Dog Womens Rebel Liquid Patent Shoes PU Black

DKK161.00 Save DKK199.00 (-55%) Buy Now DZ299 /01/details/DZ299 Rocket Dog Womens Rebel Liquid Patent Shoes PU Black Rocket Dog Shoes Black Flats DKK 360.00 161.00 0 d/z/2/dz299_1_large.jpg d/z/2/dz299_1_thumb.jpg Womens womens Rocket Dogs patent ballet pumps with cross over strap detailing to the toe. Embossed branding. Synthetic upper. Textile lining. True False Rocket Dog Womens Ronny Sierras Shoes PU/Coast Black

Rocket Dog Womens Ronny Sierras Shoes PU/Coast Black

DKK123.00 Save DKK237.00 (-65%) Buy Now DZ301 /01/details/DZ301 Rocket Dog Womens Ronny Sierras Shoes PU/Coast Black Rocket Dog Shoes Black Flats DKK 360.00 123.00 0 d/z/3/dz301_1_large.jpg d/z/3/dz301_1_thumb.jpg Womens womens Rocket Dog loafer style ballet pumps. Embossed branding. Synthetic and textile upper. Textile lining. False False Dr Martens 1461 Pebble Shoes Black

Dr Martens 1461 Pebble Shoes Black

DKK569.00 Save DKK428.00 (-42%) Buy Now DM329 /01/details/DM329 Dr Martens 1461 Pebble Shoes Black Dr Martens Shoes Black Casual Shoes DKK 997.00 569.00 0 d/m/3/dm329_1_large.jpg d/m/3/dm329_1_thumb.jpg Unisex unisex Dr Martens durable textured finish leather shoes. Leather upper. Leather and textile lining. Dr. Martens™ air-cushion sole is oil and fat-resistant and offers good abrasion and slip resistance. False False Rocket Dog Womens Rebel Sierras Flat Shoes Black

Rocket Dog Womens Rebel Sierras Flat Shoes Black

DKK189.00 Save DKK190.00 (-50%) Buy Now DZ370 /01/details/DZ370 Rocket Dog Womens Rebel Sierras Flat Shoes Black Rocket Dog Shoes Black Flats DKK 379.00 189.00 0 d/z/3/dz370_1_large.jpg d/z/3/dz370_1_thumb.jpg Womens womens Rocket Dog ballet pumps with cross over strap detailing to the toe. Embossed branding. Synthetic upper. Textile lining. False False Dr Martens 1461 Arcadia Shoes Cherry Red

Dr Martens 1461 Arcadia Shoes Cherry Red

DKK617.00 Save DKK380.00 (-38%) Buy Now DM330 /01/details/DM330 Dr Martens 1461 Arcadia Shoes Cherry Red Dr Martens Shoes Black Casual Shoes DKK 997.00 617.00 0 d/m/3/dm330_1_large.jpg d/m/3/dm330_1_thumb.jpg Unisex unisex Dr Martens durable leather shoes with patent finish. In a burnished finish with the red showing through the black. Leather upper. Leather and textile lining. Dr. Martens™ air-cushion sole is oil and fat-resistant and offers good abrasion and slip resistance. False False Ribbon Womens Plaited Toe Post Sandals Black

Ribbon Womens Plaited Toe Post Sandals Black

DKK37.00 Save DKK105.00 (-73%) Buy Now IB49 /01/details/IB49 Ribbon Womens Plaited Toe Post Sandals Black Ribbon Shoes Black Sandals DKK 142.00 37.00 0 i/b/4/ib49_1_large.jpg i/b/4/ib49_1_thumb.jpg Womens womens Ribbon toe post sandals with plaited straps. Synthetic upper and lining. Man made sole. Cushioned footbed. True False Rocket Dog Womens Roscoe Liquid Patent Shoes PU Black

Rocket Dog Womens Roscoe Liquid Patent Shoes PU Black

DKK142.00 Save DKK218.00 (-60%) Buy Now DZ302 /01/details/DZ302 Rocket Dog Womens Roscoe Liquid Patent Shoes PU Black Rocket Dog Shoes Black Flats DKK 360.00 142.00 0 d/z/3/dz302_1_large.jpg d/z/3/dz302_1_thumb.jpg Womens womens Rocket Dog patent finish ballet pumps with front bow detailing. Embossed branding. Synthetic upper. Textile lining. False False Rocket Dog Womens Diver Webbing Wedge Sandals Double Cream

Rocket Dog Womens Diver Webbing Wedge Sandals Double Cream

DKK94.00 Save DKK171.00 (-64%) Buy Now DZ250 /01/details/DZ250 Rocket Dog Womens Diver Webbing Wedge Sandals Double Cream Rocket Dog Shoes Ecru Wedges DKK 265.00 94.00 0 d/z/2/dz250_1_large.jpg d/z/2/dz250_1_thumb.jpg Womens womens Rocket Dog thong style wedges with webbing strap. Woven tab branding. Textile upper. Textile and synthetic lining. True False UGG Womens Fitchie Wedge Sandals Rust

UGG Womens Fitchie Wedge Sandals Rust

DKK427.00 Save DKK617.00 (-59%) Buy Now XG2556 /01/details/XG2556 UGG Womens Fitchie Wedge Sandals Rust UGG Flip Flops and Sandals Tan Sandals DKK 1044.00 427.00 0 x/g/2/xg2556_1_large.jpg x/g/2/xg2556_1_thumb.jpg Womens womens UGG® T-strap wedge sandals with an ankle strap. Leather and synthetic upper. Leather lining. Poron® cushioned footbed. True False UGG Womens Jules Wedged Sandals Pearl

UGG Womens Jules Wedged Sandals Pearl

DKK379.00 Save DKK665.00 (-63%) Buy Now XG2509 /01/details/XG2509 UGG Womens Jules Wedged Sandals Pearl UGG Flip Flops and Sandals Ecru Sandals DKK 1044.00 379.00 0 x/g/2/xg2509_1_large.jpg x/g/2/xg2509_1_thumb.jpg Womens womens UGG® jute wedge sandals with silky ties. Metal badge branding. Textile, jute and leather upper. Arch support. True False Truffle Collection Womens Feather Slide Black

Truffle Collection Womens Feather Slide Black

DKK142.00 Save DKK95.00 (-40%) Buy Now TZ8 /01/details/TZ8 Truffle Collection Womens Feather Slide Black Truffle Collection Shoes Black Sandals DKK 237.00 142.00 0 t/z/8/tz8_1_large.jpg t/z/8/tz8_1_thumb.jpg Womens womens Truffle Collection slider sandals with feather band. Textile upper. Synthetic lining. Contoured footbed. True False Onfire Womens Metallic Espadrilles With Ankle Strap Gold

Onfire Womens Metallic Espadrilles With Ankle Strap Gold

DKK75.00 Save DKK209.00 (-73%) Buy Now OF2182 /01/details/OF2182 Onfire Womens Metallic Espadrilles With Ankle Strap Gold Onfire Shoes Gold Espadrilles DKK 284.00 75.00 0 o/f/2/of2182_1_large.jpg o/f/2/of2182_1_thumb.jpg Womens womens Onfire espadrille sandals with metallic detailing and buckle fastening ankle strap. Print branding. Textile upper. Textile and synthetic lining. False False Ribbon Womens Plaited Toe Post Sandals White

Ribbon Womens Plaited Toe Post Sandals White

DKK37.00 Save DKK105.00 (-73%) Buy Now IB50 /01/details/IB50 Ribbon Womens Plaited Toe Post Sandals White Ribbon Shoes White Sandals DKK 142.00 37.00 0 i/b/5/ib50_1_large.jpg i/b/5/ib50_1_thumb.jpg Womens womens Ribbon toe post sandals with plaited straps. Synthetic upper and lining. Man made sole. Cushioned footbed. True False Board Angels Womens Ballerina Shoes With Bow Detail Black

Board Angels Womens Ballerina Shoes With Bow Detail Black

DKK94.00 Save DKK95.00 (-50%) Buy Now FQ2106 /01/details/FQ2106 Board Angels Womens Ballerina Shoes With Bow Detail Black Board Angels Shoes Black Flats DKK 189.00 94.00 0 f/q/2/fq2106_1_large.jpg f/q/2/fq2106_1_thumb.jpg Womens womens Board Angels slip on pumps with bow detailing. Synthetic upper and lining. Lightly cushioned footbed. Rubber sole. False False Dr Martens Womens Toa Spectra Shoes Patent Gold

Dr Martens Womens Toa Spectra Shoes Patent Gold

DKK379.00 Save DKK285.00 (-42%) Buy Now DM337 /01/details/DM337 Dr Martens Womens Toa Spectra Shoes Patent Gold Dr Martens Shoes Gold Sandals DKK 664.00 379.00 0 d/m/3/dm337_1_large.jpg d/m/3/dm337_1_thumb.jpg Womens womens Dr Martens patent finish buckle fastening gladiator sandals. Featuring Dr Martens Air Cushioned Sole with a soft, padded insole for that extra comfort Leather upper and lining. Buckle strap fastening. Dr. Martens™ air-cushion sole is oil and fat-resistant and offers good abrasion and slip resistance. False False UGG Womens Jolina Wedged Sandals Tawny

UGG Womens Jolina Wedged Sandals Tawny

DKK511.00 Save DKK913.00 (-64%) Buy Now XG2614 /01/details/XG2614 UGG Womens Jolina Wedged Sandals Tawny UGG Flip Flops and Sandals Taupe Sandals DKK 1424.00 511.00 0 x/g/2/xg2614_1_large.jpg x/g/2/xg2614_1_thumb.jpg Womens womens UGG® wedge sandals are a must have for the summer. Metal badge branding. Nubuck leather upper. Leather lining. True False UGG Womens Jolina Wedged Sandals Black

UGG Womens Jolina Wedged Sandals Black

DKK588.00 Save DKK836.00 (-58%) Buy Now XG2613 /01/details/XG2613 UGG Womens Jolina Wedged Sandals Black UGG Flip Flops and Sandals Black Sandals DKK 1424.00 588.00 0 x/g/2/xg2613_1_large.jpg x/g/2/xg2613_1_thumb.jpg Womens womens UGG® wedge sandals are a must have for the summer. Metal badge branding. Nubuck leather upper. Leather lining. True False UGG Womens Janie Heeled Sandals Antique White

UGG Womens Janie Heeled Sandals Antique White

DKK474.00 Save DKK760.00 (-61%) Buy Now XG2612 /01/details/XG2612 UGG Womens Janie Heeled Sandals Antique White UGG Shoes Cream Heels DKK 1234.00 474.00 0 x/g/2/xg2612_1_large.jpg x/g/2/xg2612_1_thumb.jpg Womens womens UGG® retro styled sandals are a must have for this season. Embossed branding. Leather upper and lining. Arch support. True False UGG Womens Suzette Moccasins Sunset Red

UGG Womens Suzette Moccasins Sunset Red

DKK256.00 Save DKK408.00 (-61%) Buy Now XG2601 /01/details/XG2601 UGG Womens Suzette Moccasins Sunset Red UGG Shoes Pink Flats DKK 664.00 256.00 0 x/g/2/xg2601_1_large.jpg x/g/2/xg2601_1_thumb.jpg Womens womens UGG® nubuck moccasins with a beaded leather lace. Signature UGG® logo to the heel. Nubuck leather upper. Leather lining. False False UGG Womens Sandrinne Espadrilles Navy

UGG Womens Sandrinne Espadrilles Navy

DKK298.00 Save DKK509.00 (-63%) Buy Now XG2595 /01/details/XG2595 UGG Womens Sandrinne Espadrilles Navy UGG Shoes Navy Blue Espadrilles DKK 807.00 298.00 0 x/g/2/xg2595_1_large.jpg x/g/2/xg2595_1_thumb.jpg Womens womens UGG® espadrille sandals finished with a handcrafted woven jute sole. Logo rivet. Leather and textile upper. Leather and textile lining. False False UGG Womens Jennie Clogs Black

UGG Womens Jennie Clogs Black

DKK474.00 Save DKK760.00 (-61%) Buy Now XG2594 /01/details/XG2594 UGG Womens Jennie Clogs Black UGG Shoes Black Heels DKK 1234.00 474.00 0 x/g/2/xg2594_1_large.jpg x/g/2/xg2594_1_thumb.jpg Womens womens UGG® soft nubuck sandal. Embossed branding. Nubuck leather upper. Arch support. True False UGG Womens Libbi Serape Espadrilles Furious Fuchsia

UGG Womens Libbi Serape Espadrilles Furious Fuchsia

DKK284.00 Save DKK523.00 (-64%) Buy Now XG2570 /01/details/XG2570 UGG Womens Libbi Serape Espadrilles Furious Fuchsia UGG Shoes Pink Espadrilles DKK 807.00 284.00 0 x/g/2/xg2570_1_large.jpg x/g/2/xg2570_1_thumb.jpg Womens womens UGG® espadrilles with exclusive serape print to the toe and rope lace ties that can be substituted for leather buckle straps. Embossed branding to the heel. Textile and leather upper. Sheepskin heel lining. False False UGG Womens Tippie Espadrilles Racing Red

UGG Womens Tippie Espadrilles Racing Red

DKK237.00 Save DKK427.00 (-64%) Buy Now XG2568 /01/details/XG2568 UGG Womens Tippie Espadrilles Racing Red UGG Shoes Red Pink Espadrilles DKK 664.00 237.00 0 x/g/2/xg2568_1_large.jpg x/g/2/xg2568_1_thumb.jpg Womens womens UGG® slip-on leather espadrille inspired ballet flats. Embossed branding. Nubuck leather upper. Leather lining. False False UGG Womens Rozie Serape Beads Loafers Racing Stripe Blue

UGG Womens Rozie Serape Beads Loafers Racing Stripe Blue

DKK379.00 Save DKK333.00 (-46%) Buy Now XG2564 /01/details/XG2564 UGG Womens Rozie Serape Beads Loafers Racing Stripe Blue UGG Shoes Blue Flats DKK 712.00 379.00 0 x/g/2/xg2564_1_large.jpg x/g/2/xg2564_1_thumb.jpg Womens womens UGG® moccasin style loafers with pretty beaded detail. Embossed branding to the heel. Nubuck leather upper. Leather lining. False False UGG Womens Natassia Metallic Basket Wedge Sandals Black

UGG Womens Natassia Metallic Basket Wedge Sandals Black

DKK332.00 Save DKK522.00 (-61%) Buy Now XG2561 /01/details/XG2561 UGG Womens Natassia Metallic Basket Wedge Sandals Black UGG Flip Flops and Sandals Black Sandals DKK 854.00 332.00 0 x/g/2/xg2561_1_large.jpg x/g/2/xg2561_1_thumb.jpg Womens womens UGG® leather mid wedge thong sandal. Metal badge branding. Leather upper and lining. Poron® cushioned footbed. True False UGG Womens Fitchie Metallic Wedge Sandals Soft Gold

UGG Womens Fitchie Metallic Wedge Sandals Soft Gold

DKK416.00 Save DKK628.00 (-60%) Buy Now XG2560 /01/details/XG2560 UGG Womens Fitchie Metallic Wedge Sandals Soft Gold UGG Flip Flops and Sandals Gold Sandals DKK 1044.00 416.00 0 x/g/2/xg2560_1_large.jpg x/g/2/xg2560_1_thumb.jpg Womens womens UGG® T-strap wedge sandals with an ankle strap. Leather and synthetic upper. Leather lining. Poron® cushioned footbed. True False UGG Womens Jennie Clogs Prysm

UGG Womens Jennie Clogs Prysm

DKK427.00 Save DKK807.00 (-65%) Buy Now XG2559 /01/details/XG2559 UGG Womens Jennie Clogs Prysm UGG Shoes Grey Heels DKK 1234.00 427.00 0 x/g/2/xg2559_1_large.jpg x/g/2/xg2559_1_thumb.jpg Womens womens UGG® soft nubuck sandal. Embossed branding. Nubuck leather upper. Arch support. True False UGG Womens Janie Heeled Sandals Rust

UGG Womens Janie Heeled Sandals Rust

DKK427.00 Save DKK807.00 (-65%) Buy Now XG2554 /01/details/XG2554 UGG Womens Janie Heeled Sandals Rust UGG Shoes Brown Heels DKK 1234.00 427.00 0 x/g/2/xg2554_1_large.jpg x/g/2/xg2554_1_thumb.jpg Womens womens UGG® leather clog sandals with a strap over the toe and chunky ankle strap. Embossed branding. Leather upper and lining. Poron® cushioned footbed. True False UGG Womens Janie Heeled Sandals Black

UGG Womens Janie Heeled Sandals Black

DKK522.00 Save DKK380.00 (-42%) Buy Now XG2553 /01/details/XG2553 UGG Womens Janie Heeled Sandals Black UGG Shoes Black Heels DKK 902.00 522.00 0 x/g/2/xg2553_1_large.jpg x/g/2/xg2553_1_thumb.jpg Womens womens UGG® 70's style leather sandal. Embossed branding. Leather upper. Arch support. True False UGG Womens Sandrinne Metallic Basket Espadrilles Soft Gold Leather

UGG Womens Sandrinne Metallic Basket Espadrilles Soft Gold Leather

DKK332.00 Save DKK570.00 (-63%) Buy Now XG2552 /01/details/XG2552 UGG Womens Sandrinne Metallic Basket Espadrilles Soft Gold Leather UGG Shoes Gold Espadrilles DKK 902.00 332.00 0 x/g/2/xg2552_1_large.jpg x/g/2/xg2552_1_thumb.jpg Womens womens UGG® embossed leather espadrille sandals, finished with a handcrafted woven jute sole. Metal badge branding. Leather upper. Leather and jute lining. True False UGG Womens Sandrinne Metallic Basket Espadrilles Racing Stripe Blue

UGG Womens Sandrinne Metallic Basket Espadrilles Racing Stripe Blue

DKK379.00 Save DKK523.00 (-57%) Buy Now XG2551 /01/details/XG2551 UGG Womens Sandrinne Metallic Basket Espadrilles Racing Stripe Blue UGG Shoes Metallic Blue Espadrilles DKK 902.00 379.00 0 x/g/2/xg2551_1_large.jpg x/g/2/xg2551_1_thumb.jpg Womens womens UGG® weaved leather espadrille sandals finished with a handcrafted woven jute sole. Logo rivet. Leather upper. Leather lining. True False UGG Womens Melinda Wedge Sandals Black

UGG Womens Melinda Wedge Sandals Black

DKK455.00 Save DKK779.00 (-63%) Buy Now XG2540 /01/details/XG2540 UGG Womens Melinda Wedge Sandals Black UGG Flip Flops and Sandals Black Sandals DKK 1234.00 455.00 0 x/g/2/xg2540_1_large.jpg x/g/2/xg2540_1_thumb.jpg Womens womens UGG® Huarache inspired slip-on strap sandals. Leather upper and lining. Poron® cushioned footbed. 3cm platform with 10.5cm heel. True False UGG Womens Jules Wedged Sandals Black

UGG Womens Jules Wedged Sandals Black

DKK474.00 Save DKK570.00 (-54%) Buy Now XG2510 /01/details/XG2510 UGG Womens Jules Wedged Sandals Black UGG Flip Flops and Sandals Black Sandals DKK 1044.00 474.00 0 x/g/2/xg2510_1_large.jpg x/g/2/xg2510_1_thumb.jpg Womens womens UGG® jute wedge sandals with silky ties. Metal badge branding. Leather and textile upper. Arch support. True False UGG Womens Sandrine Calf Hair Espadrilles Black

UGG Womens Sandrine Calf Hair Espadrilles Black

DKK332.00 Save DKK522.00 (-61%) Buy Now XG2507 /01/details/XG2507 UGG Womens Sandrine Calf Hair Espadrilles Black UGG Shoes Black Espadrilles DKK 854.00 332.00 0 x/g/2/xg2507_1_large.jpg x/g/2/xg2507_1_thumb.jpg Womens womens UGG® calf hair espadrille sandals with snake effect, finished with a handcrafted woven jute sole. Logo rivet. Calf hair upper. Textile and leather lining. True False UGG Womens Coris Calf Hair Deck Shoes Black

UGG Womens Coris Calf Hair Deck Shoes Black

DKK341.00 Save DKK608.00 (-64%) Buy Now XG2506 /01/details/XG2506 UGG Womens Coris Calf Hair Deck Shoes Black UGG Shoes Black Boat Shoes DKK 949.00 341.00 0 x/g/2/xg2506_1_large.jpg x/g/2/xg2506_1_thumb.jpg Womens womens UGG® premium calf hair espadrilles with rope detailing. Embossed branding to the heel. Cow hair upper. UGGpure™ lining. False False UGG Womens Allvey Wedged Sandals Black

UGG Womens Allvey Wedged Sandals Black

DKK522.00 Save DKK617.00 (-54%) Buy Now XG2505 /01/details/XG2505 UGG Womens Allvey Wedged Sandals Black UGG Flip Flops and Sandals Black Sandals DKK 1139.00 522.00 0 x/g/2/xg2505_1_large.jpg x/g/2/xg2505_1_thumb.jpg Womens womens UGG® Huarache inspired strap sandal with buckle fastening to the ankle. Leather upper and lining. Poron® cushioned footbed. 3cm platform with 10.5cm heel. False False Feud Womens Macey Strappy Shoes Black

Feud Womens Macey Strappy Shoes Black

DKK189.00 Save DKK333.00 (-63%) Buy Now UD60 /01/details/UD60 Feud Womens Macey Strappy Shoes Black Feud Shoes Black Heels DKK 522.00 189.00 0 u/d/6/ud60_1_large.jpg u/d/6/ud60_1_thumb.jpg Womens womens Feud block heel chunky strappy shoes. Synthetic upper and lining. Zip fastening. Man made sole. True False Truffle Collection Womens Feather Slide Grey

Truffle Collection Womens Feather Slide Grey

DKK142.00 Save DKK95.00 (-40%) Buy Now TZ9 /01/details/TZ9 Truffle Collection Womens Feather Slide Grey Truffle Collection Shoes Grey Sandals DKK 237.00 142.00 0 t/z/9/tz9_1_large.jpg t/z/9/tz9_1_thumb.jpg Womens womens Truffle Collection slider sandals with feather band. Textile upper. Synthetic lining. Contoured footbed. True False Truffle Collection Womens Lace Espadrilles Pink

Truffle Collection Womens Lace Espadrilles Pink

DKK94.00 Save DKK143.00 (-60%) Buy Now TZ7 /01/details/TZ7 Truffle Collection Womens Lace Espadrilles Pink Truffle Collection Shoes Pink Espadrilles DKK 237.00 94.00 0 t/z/7/tz7_1_large.jpg t/z/7/tz7_1_thumb.jpg Womens womens Truffle Collection suede effect espadrilles. Textile upper. Synthetic lining. Rubber sole. True False Truffle Collection Womens Lace Espadrilles Black

Truffle Collection Womens Lace Espadrilles Black

DKK94.00 Save DKK143.00 (-60%) Buy Now TZ6 /01/details/TZ6 Truffle Collection Womens Lace Espadrilles Black Truffle Collection Shoes Black Espadrilles DKK 237.00 94.00 0 t/z/6/tz6_1_large.jpg t/z/6/tz6_1_thumb.jpg Womens womens Truffle Collection suede effect espadrilles. Textile upper. Synthetic lining. Rubber sole. True False Truffle Collection Womens Zebidy Pumps Leopard

Truffle Collection Womens Zebidy Pumps Leopard

DKK94.00 Save DKK143.00 (-60%) Buy Now TZ17 /01/details/TZ17 Truffle Collection Womens Zebidy Pumps Leopard Truffle Collection Shoes Leopard Print Flats DKK 237.00 94.00 0 t/z/1/tz17_1_large.jpg t/z/1/tz17_1_thumb.jpg Womens womens Truffle Collection slip-on leopard print pumps. Textile upper. Synthetic lining. Rubber sole. False False Truffle Collection Womens Rayne Sandals White

Truffle Collection Womens Rayne Sandals White

DKK94.00 Save DKK143.00 (-60%) Buy Now TZ14 /01/details/TZ14 Truffle Collection Womens Rayne Sandals White Truffle Collection Shoes White Sandals DKK 237.00 94.00 0 t/z/1/tz14_1_large.jpg t/z/1/tz14_1_thumb.jpg Womens womens Truffle Collection sandals with ankle strap and stud detail. Synthetic upper and lining. Lightly cushioned footbed. Buckle fastening. True False Truffle Collection Womens Rayne Sandals Black

Truffle Collection Womens Rayne Sandals Black

DKK94.00 Save DKK143.00 (-60%) Buy Now TZ13 /01/details/TZ13 Truffle Collection Womens Rayne Sandals Black Truffle Collection Shoes Black Sandals DKK 237.00 94.00 0 t/z/1/tz13_1_large.jpg t/z/1/tz13_1_thumb.jpg Womens womens Truffle Collection sandals with ankle strap and stud detail. Synthetic upper and lining. Lightly cushioned footbed. Buckle fastening. True False Truffle Collection Womens Mule Black

Truffle Collection Womens Mule Black

DKK189.00 Save DKK190.00 (-50%) Buy Now TZ10 /01/details/TZ10 Truffle Collection Womens Mule Black Truffle Collection Shoes Black Heels DKK 379.00 189.00 0 t/z/1/tz10_1_large.jpg t/z/1/tz10_1_thumb.jpg Womens womens Truffle Collection slip-on faux suede mules. Textile upper. Textile and synthetic lining. Lightly cushioned footbed. False False Onfire Womens Canvas Espadrilles With Striped Elastic Navy